| |
 |
|
|
Bu yazı 29.03.2011
tarihinden
beri
462
kez okunmuştur |
| Yazının
Başlığı |
Yazar
Adı |
Gönderilme
Tarihi |
|
yalnızlıktı ohh diye içimeçektiğim... |
Belirtilmedi |
29.03.2011 |
Bir karanlıktı kalabalık,hiç anlayamadığım ama beni hep tam ortasına çeken hayatın içinde koskoca bir karanlık,ne yana dönsem adına sen dediğim kaldırım taşlarında yalnızlığımın sokak arası kaldırımlarını arşınlarken ohh diye içime çektiğim yalnızlıktı senin adın.
Yalnızlığımın tek sebebi sen olmana rağmen seni ohh diye içime çektiğim soğuk akşamlarda içimi ısıtan yine yalnızlığındı,yoksunluğundu,umarsızlığındı,beni her seferinde çıkmaz yolların sonunda sana çıkartan.
Bir bilsen,öyle bir karanlıktı ki kalabalık her kaçtığımda üstüme gelen,öyle bir acıydı ki beni sana yaklaştıran her nefes sigaramdan sonra yerlere serildiğim kalabalık ortasında,karanlıktaydım.Kimse beni görmedi,yada kimse görmesin diye ben saklandım yalnızlığına.
Hep sığındığım o yoksunluk,o umarsızlık, o yok oluş,beni bir an bile nefes almadan kemirip duran bir zehir gibiydi her içime çektiğimde ama ben yine ohh diye içime çektim yalnızlığı.
Her yok oluşumda,hayata gözlerimi yeniden açtığım köşe başında,yolun sonuna geldiği çıkmaz sokakta gözlerimi son kez kapatmayı kaç kez diledim kimbilir ve yine yeniden hayat gözlerimi yeniden açtığım sensizliğimin köşe başlarında hep içime ohh diye çektiğim yalnızlıktı.
Suratıma çarpıp çarpıp süzülen yağmur damlaları değil di aslında,hep bir yanı yarımlık hep senden uzaktalık hayattaki tek kimsemden yoksunluk yani sensizlikti yağmur,yine yağmur yağıyor,yine sonbahar ve yine ben sensizliği,karanlığımı,yalnılığı ohh diye içime çekiyorum,köşe başlarımda yeniden hayat gözlerimi açtığımda..... Kıvanç KOBAŞ
|
|
|
|