Genç Yazılar
Genç Hikayeler
Genç Şiirler
Genç Makaleler
Genç Fikirler
Genç Mizah
Haftanın Genç Yazısı
Genç Yazarlar Komitemiz
Üyelik İşlemleri

mail.jpg (2821 bytes)

Yazılarınızı göndermek için tıklayın

 
Bu yazı 178 kez okunmuştur.
TÜRKÇE FERYAT EDİYOR

 

TÜRKÇE FERYAT EDİYOR!

 

   İnsan topluluklarına millet olmak gibi erdemli bir özellik kazandıran unsurlardan biri de dildir. Dil insanlar arasında en başta gelen anlaşma aracıdır. Eğitim aracı olarak da dilin önemi tartışılmaz. Dil şuuruna sahip olan milletler, kültürlerini de korurlar, varlıklarını da…

   Türkçe, Türklerin resmi ve milli dilidir. Sıradan bir dil değildir. Köklü bir geçmişe sahip olan, geniş bir coğrafyada konuşulan, yüzyıllar boyunca işlenmiş ve mükemmel hale gelmiş bir dildir. Kullanıldığı coğrafya ve kullanan insan sayısı bakımından dünyadaki ilk beş dil arasında yer almaktadır.

   Türkçe güzel bir dildir; çünkü Dedem Korkut’un dilidir. Türkçe güzel bir dildir; çünkü Yunus’un, Karacaoğlan’ın, Fuzuli’nin, Yahya Kemal’in, Tanpınar’ın, Akif’in dilidir. Çünkü benim dilimdir.

   Gelin görün ki bugün Türkçemiz kan kaybetmektedir. Çünkü bilim dili diye bizlere yutturulmaya çalışılan İngilizce –maalesef- dilimizin geleceğini tehlikeye sokmaktadır. Yabancı dil öğrenmeyle, yabancı dille eğitimi birbirine karıştırıyoruz. Kendi okullarımızda, kendi öğretmenlerimiz çocuklarımıza dersleri İngilizce olarak öğretmeye çalışıyor. İngiltere’den ithal edilen İngiliz kitaplarından… Bu, dilimizi de, kültürümüzü de baskı altına almaktadır. Öğrencilerimiz dersi öğrenmeye çalışırken bir yandan da yabancı kelimelerin anlamlarını düşünmek zorunda kaldığından öğrenme işi istene seviyede ve zamanda gerçekleşememektedir. Bu kitaplar bize Meri’nin hayat anlayışını, Elizabet’in değer yargılarını, Cek’in hayallerini de aşılamaktadır. Bu şekilde yetişen gençlerimizden basın-yayın alanında görev yapanlar, yetiştirildikleri bu tarzı halka yansıtmaya ve yabancı kelime ağırlıklı konuşmaya başlıyorlar. Bazı televizyon kanallarının adlarının yabancı dilden olması, “tv”ye “tivi” denmesi gibi garipliklere neredeyse alıştık.

   Bütün bunlardan etkilenen halkımız, açtığı alışveriş yerlerine “shopping senter”,”market”,”textil”,”restaurant”,”export”,”cafe”,”fest food” gibi acayip isimler vermektedir. Ne yazık ki böylece müşterileri de artmaktadır. Halbuki bu yabani ve ucube kelimelerin Türkçe karşılıkları mevcuttur. Yeter ki yabancı hayranlığından kendimizi kurtarıp dilimize sahip çıkalım. Aksi halde dilini kaybeden benliğini de kaybeder.

   Kızım beş yaşındayken, onu tabelasında “restaurant” yazan yere götürdüğümde, yemek getiren kişiye “garson” değil de daha sıcak ve daha samimi bulduğum bir kelimeyle hitap etti: Yemekçi.

Acaba bu tür yerlere neden “yemek evi” demiyoruz? Tekstil yerine dokuma, shopping center yerine alışveriş merkezi, market yerine bakkal, ambulance yerine cankurtaran, trend yerine gidiş, radikal yerine aşırı, star yerine yıldız, defans yerine savunma… sözlerini kullansak ne güzel olur, değil mi? Türkçe’si varken İngilizce’sini kullanmayalım, kullandırtmayalım. Atatürk’ün de belirttiği gibi “Ülkesinin yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.”

   Gecenin en karanlık olduğu an, tan vaktinin yaklaştığı zamandır. Güneşin doğmasıyla karanlık yerini aydınlığa bırakacaktır. Türkçe’miz gecenin en karanlık anını yaşıyor. Ve tan vakti gelmek üzeredir.

   Yüzyıllar boyunca dilini, kültürünü, varlığını sürdürmüş olan yüce milletimiz bu tehlikenin de üstesinden gelecektir. Bilge Kağan, Kaşgarlı Mahmut, Karamanoğlu Mehmet Bey gibi Türkçe sevdalısı yüce gönüllü insanlarımızın çabaları dilimizi adeta uçurumun eşiğinden çevirmiştir. Şimdi sıra genç Kaşgarlı Mahmutlar’da , Bilge Kağanlar’da ve Karamanoğlu Mehmet Beyler’dedir.

   Yolunuz açık olsun…

 

 

                                                                                                                  SABRİ YALGIN

sabri66@mynet.com

 

sabri66
Bu yazıya oy verin < çok iyi > < iyi > < orta > < vasat > < kötü >
Yorum yapanın Adı:   bos 28.11.2005
1-Turkce nin bu feryadina kulak verip elimizden gelen gayreti gostermeliyiz. YABANCI IS YERI ADLARINA karsi imza kampanyalari yapalim. Is yerine bilincsizce yabanci isim veren esnafa yaptiginin yanlis oldugunu yazili ya da sozlu sekilde iletelim. Belediyelere ozellikle gorev düsmekte oldugunu unutmayalim.
 
Yorum yapanın Adı:   su perisi :) 28.11.2005
2-valla çok güzel tebrikler...
 
 
Genç yazarlar Kulübü / Web Tasarım : Orhancam