Genç Yazılar
Genç Hikayeler
Genç Şiirler
Genç Makaleler
Genç Fikirler
Genç Mizah
Haftanın Genç Yazısı
Genç Yazarlar Komitemiz
Üyelik İşlemleri

mail.jpg (2821 bytes)

Yazılarınızı göndermek için tıklayın

 
 
Gönderen  
Kitap Adı MEYYALE  
Yazarı HIFZI TOPUZ/ ESMA DUGAN/ 9-B 3.ÖZETİM  
Türü / Gönderilme Tarihi ROMAN 09.06.2007

                                MEYYALE

Abdülaziz daha şehzade iken annesi Pertevniyal Kadınefendi’yi torun sahibi
eder. Osmanlı Sarayı’nda bir şehzadenin padişah olmadan önce baba olması
yasaktır. Bu yüzden Pertevniyal Kadınefendi tavan arasında torunu Yusuf
İzzettin’i gizlice büyütmeye karar verir. İlerde çocuğun yalnızlıktan
sıkılmaması için, o dönemde Ruslar’ın Kafkasya’ya saldırıları sırasında,
İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Kafkas kökenli milletlere mensup iki kız
çocuğu satın alınarak Saray’da Yusuf’la beraber büyütülmeye ve eğitilmeye
başlanır. Pertevniyal Kadınefendi çocuklardan birine Meyyale, diğerine de
Çeşmidil ismini verir.
Meyyale genç kız olup evlilik çağı olarak kabul edilen ondört yaşına
gelince, Pertevniyal Valide Sultan’ın isteği doğrultusunda, padişah
Abdülaziz’in yakın arkadaşı olan Nevres Paşa ile evlenir. Ancak, paşanın
yaşlı olması ve bunun neticesinde ortaya çıkan uyumsuzluk nedeniyle bu
evlilik kısa sürer ve Meyyale Saray’a geri döner. Günlerini mutsuz ve
sıkıntılı geçirmektedir. Pertevniyal Valide Sultan’ın gönlü buna hiç razı
değildir. Aradan üç yıl böylece geçtikten sonra Pertevniyal Valide Sultan,
Meyyale’yi bu kez ondan on yaş büyük olan Hasan Hilmi Paşa ile evlendirir.
Çeşmidil ise, birlikte geçirdikleri gecenin sabahında padişah Abdülaziz
tarafından haznedarlığa kadar yükseltilir.
Abdülaziz, en güvendiği kişiler -Serasker Hüseyin Avni Paşa, Sadrazam
Rüştü Paşa, Şura-yı Devlet Reisi Rüştü Paşa, Bahriye Nazırı Kayserili Ahmet
Paşa, Mektebi Harbiye Kumandanı Süleyman Paşa ve Şeyhülislam Hayrullah
Efendi- tarafından tahttan indirilir ve yerine de Sultan V. Murat getirilir.
Abdülaziz’i Topkapı Sarayı’na götürürler ve orada ona kötü davranırlar. Bu
muameleye daha fazla dayanamayan Abdülaziz intihar eder. Oğlunun intiharına
bir türlü inanmak istemeyen Pertevniyal Valide Sultan’ın hayatı kararır.
Sonunda onu bir konağa kapatırlar.
V. Murat’ın da padişahlığı uzun sürmez. Padişahlığı devrilir ve Sultan
Abdülhamit tahta geçer. Bu olay üzerine Pertevniyal Valide Sultan’ın üç
aylık işkence dolu günleri sona ermiş olur. Meyyale, kocası Hasan Hilmi
Bey’den izin alarak Pertevniyal Valide Sultan’ı yalıya getirir ve birlikte
kalmaya başlarlar.
Abdülhamit, Abdülaziz’in yakınlarını ufak ve Saraydan uzak yerlere tayin
etmektedir. Hasan Bey de bundan nasibini alır ve İçel mutasarraflığına
atanır. Yazları yalıda, kışları konakta geçen bir hayattan, adını dahi
duymadığı bir taşra kentine gitmek Meyyale’yi çok üzer. İlk kızı Rebia dört
yaşına basmış, ikinci kızı Makbule de bir yaşını daha yeni doldurmuştur.
Meyyale, Pertevniyal Valide Sultan’la vedalaşarak çocuklarıyla beraber yola
çıkar. Pertevniyal Valide Sultan o günlerden sonra fazla yaşamaz. Aksaray’da
yaptırmış olduğu Valide Camii’nin yanındaki türbeye defnedilir.
Hasan Hilmi Bey, İçel ile başlayan tayinler serisine Yozgat, Kütahya ve
Elazığ ile devam eder. Elazığ’dan sonra İstanbul’a geri dönerler.
İstanbul’dan uzakta geçen oniki yıllık dönemde Meyyale Hanımın iki kızı daha
olur. İstanbul yaşamları uzun sürmez. Altı ay sonra Konya’ya, oradan da
Hicaz’a tayinleri çıkar. Sonra tekrar İstanbul’a atanırlar. Meyyale Hanım
için, İstanbul’un gösterişli havasında yaşamak, taşra kentlerinin boğucu ve
sıkıcı havasından kurtulmak kadar zevkli değildir. Annesi Şuhucihan (Fatma)
Hanım’ın hiç beklenmedik bir yaşta ölümü ve Pertevniyal Valide Sultan’ın
başına gelenler onu perişan eder. Kızlarıyla iyi geçinememiş, arkadaş
olamamıştır. Hırçın ve kaprisli bir kadın haline gelir. Zaman zaman sinir
krizleri geçirip bunalımlara düşer. Konakta, kızlarının, halayıkların,
odalıkların ve uşakların karşısına her zaman sert ve kasvetli bir havayla
çıkar. Hiçbir konuda herhangi bir ödün dahi vermeksizin konaktaki
otoritesini sürdürmeye çalışır.
Meyyale, son yıllarda eşinin kendisiyle eskisi gibi ilgilenmediği
kanısına varır. İyice bunalıma düşer ve kocasıyla olur olmaz nedenlerle
tartışmaya başlar. Mutsuzdur. Mamafih, son yıllarda eşiyle doğru dürüst bir
ilişkileri de kalmaz. Alınganlıklar ve güvensizlikler Meyyale’yi çılgına
çevirmeye başlar. Tüm bu gerginlik ve huzursuzluk ortamında, yaşamı
birbirlerine zehir etmeye başlarlar.
Bu arada Hasan Hilmi Bey’in Sivas Valiliği’ne tayini çıkar. Ancak
Meyyale, kızlarıyla birlikte İstanbul’da kalmak ister. Hasan Hilmi Bey
biçare, Sivas’a tek başına gider. Orada çevre baskısının da etkisiyle ve
kendi iradesi doğrultusunda, İstanbul’a bildirmeden Hayriye Hanım’la
evlenir. Beraberinde Sivas’a getirmiş olduğu aşçı Salih Ağa, bu olay
karşısında çok sevdiği Meyyale Hanım’a bunu haber vermesi gerektiği
düşüncesiyle İstanbul’a mektup yazar. Durumdan haberdar olan Meyyale,
çocukları da alarak Sivas’a hareket eder. Orada Hasan Hilmi Bey’e hakaretler
yağdırır. Onu mutsuz ve huzursuz etmek için de Sivas’tan ayrılmaz. Hasan
Hilmi Bey, hamile olan eşi Hayriye Hanım’ın doğumunun yaklaştığı günlerde
geçirdiği bir kalp krizi neticesi vefat eder.
Meyyale Hanım, tüm bu olanlardan kendini sorumlu tutar. Suçluluk duygusu
içerisinde hayata küser ve hiç kimseyle görüşmek ve konuşmak istemez. Hasan
Hilmi Bey’in cenazesi kaldırıldıktan sonra İstanbul’a döner ve konağa
kapanır. Eşinin ölümünden sonra, dünyaya küskün bir şekilde, kızlarıyla da
hiç ilgilenmeden ve tebessüm etmeden geçirdiği onaltı yıl neticesinde o da
yaşama veda eder…

 

 

                                                       HIFZI TOPUZ

 
Genç yazarlar Kulübü / Web Tasarım : Orhancam